Meşgulüm, kusura bakma canım

Bugün kendime bazı sorular sorucam. Bu sorulara cevap bulabilmek kadar bunları sorabilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Sonunu düşünmeden başladığım bir yazı olacak. Tek bir çıkış noktam var, sonrası bana da sürpriz.

Geçenlerde bir yazı okudum. Okuduklarım, aklımda kaldığı, yer ettiği kadarıyla uzun süredir zihnimi kurcalıyor. Belki dedim, yazmak iyi gelir. Aklımı karıştıran bu cümleyi sindirmemi sağlar.

“Meşguliyetlerle dolu bir dünyanın içinde kaybolup her şeyden kaçmak… Çeşitli aktiviteler, iş, haz ve farklı bağımlılıklarla dolu bir hayatta başımızı kaşıyacak zaman bırakmamak.”

Hep bir acele, koşturma içindeyiz. Kendimizi hep meşgul tutmaya çalışıyoruz. Hatta meşgul ve üretken olarak varoluşumuzu onaylatıyor gibiyiz. 

Kendi açımdan bu böyle en azından. Bilgisayarım her zaman yanımda, maillerimin bildirimleri açık. Her an ulaşılabilir olmaya çalışıyorum. Yürürken ya günlük aramalarımı yapıyorum ya da sesli kitap, podcast dinliyorum. Duşa girerken tüm gün sessizde olan telefonumun sesini açıyorum mesela. Ya da müzik açıyorum telefondan. Arayan biri olursa müzik kesilince anlayabiliyim diye. Hafta sonları aktiviteden aktiviteye koşuyorum, aylar sonrası için uçak, tren, tiyatro biletlerim hazır bile.

Yazdıkça kendime nasıl da alan bırakmadığımı daha da net görüyorum. İstemsiz yaptığım bir çok şeyin arkasında nasıl da bilinçaltında kodlanmış hareketler var.


Peki ya kendimi sürekli olarak meşgul tutarak kafamın içindeki sorulardan kaçıyor olabilir miyim?

Kendimden kaçıyor olabilir miyim?

Boş kalırsam işe yaramaz hissetmekten korkuyor olabilir miyim?

Herkes bütün gün çalışırken, kendime ayırdığımız kısacık zamandan pişmanlık duyuyor olabilir miyim?

Durursam bir daha harekete geçememekten korkuyor olabilir miyim mesela?

Nefes alırsak, boş boş duvarlara bakarsak, sadece hiç bir şey yapmadan durursak bir süre ne olabilir ki? 

Kafamızın içindeki düşünceler bizi ele geçirebilir mesela.

Ya da herkes ilerlerken, biz geri düşebiliriz.

Meşguliyet ve üretkenlikle yarattığımız benliğimiz zarar görebilir.

Amacım cevap ya da çözüm bulmak değil aslında. Farkında olmak.

Benim varoluşum üretken olarak kendimi onaylatmak olmamalı. Kendime zaman ayırarak, kendimi, istek ve ihtiyaçlarımı anlayarak kendimi onaylamak olmalı.

Bu benimle ilgili. Belki seninle de ilgilidir. Kim bilir?

Meşgulüm, kusura bakma canım.

Bu benim kendime ayırdığım zaman.

DURDUĞUM ZAMAN. KENDİMİ, DÜŞÜNCELERİMİ DİNLEDİĞİM, ULAŞILAMAZ OLDUĞUM ZAMAN.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s